18.03.2015 - { 00:53 }
Oğlunuz Seyfullah

Emekli Tabip Albay Doktor Seyfullah Nutku' nun 29 Eylül 1914'de Çanakkale'den Annesine Yazdığı Mektup:

Sevgili Anneciğim;

Canımıza tak diyen iki yıllık gurbet hayatından artık kurtuluyoruz. Sana ve aileme kavuşacağım için seviniyorum. Mektebimizi alıyorlar, hastane olacakmış, bizi de İstanbul’a mekteplere dağıtacaklarmış. Hocalarımızın çoğu da askerlik hizmetine gidiyorlar, büyük sınıflarda gönüllü yazılacaklarmış. Bugün Türkçe hocamız sınıfa geldi, ama çok kalmadı, bize veda etti. Bize “zamanı gelince cephede yapılacak vatan hizmetinin mektepte yapılan hizmetten daha kutsal olduğunu” söyledi. Birkaç günden beri Çanakkale sokaklarından askerler geçiyor. Çanakkale içinde aynalı çarşı, anne ben gidiyorum düşmana karşı.” şarkısını söylüyorlar. At üstünde zabitler top arabaları mekkâre ve deve kervanları sokağımızı doldurdu. Harp olacakmış. İngiliz ve Fransız harp filoları boğazın dışında dolaşıyorlarmış. Buralar bombardıman edilecekmiş. Bu bombardımanı görmek isterdim ama yakında Çanakkale'den ayrılacağız, ama size kovuşacağım ben. Beybabamın sizin ellerinizden öper, kardeşlerime selam ederim.

Oğlunuz Seyfullah

15.03.2015 - { 07:28 }
Şehit Yüzbaşı Kazım Efendi’nin Son Mektubu

27 Nisan 1915 (Rumi 14 Nisan 1331)  günü,   21. Alay, 1. Tabur, 1. Bölük Kumandanı Yüzbaşı Kazım Efendi, Seddülbahir’de şehit oldu.

Yüzbaşı Kazım Efendi’ nin kardeşine gönderdiği son mektup:

Sevgili Kardeşim,

Ben vatan ve millet uğrunda bana düşen vazifeyi ifa ettim. Artık gerisini size terk ediyorum. Ben cümlenize hakkımı helal ettim, tabiidir ki siz de helal edersiniz. Hemşiremin, Ziya’nın kemali hasretle gözlerinden öperim. Muhterem amcamın ellerinden öperek dualarını her zaman beklerim. Çoluk çocuğumu evvel Cenab-ı Hakk’a sonra vatan ve millete ve sizlere emanet ederim. Sevgili valideme, aileme, çocuklara güzel bakınız. Tahsillerine himmet ediniz. Maaşlarının tahsisi, icap eden muamelenin ifası için arkadaşlardan alayımızın tabur katibi ve aynı zamanda alay naibi bulunan Hasan Efendi’ye yazdım. Bulunduğum fırkanın kumandanı Miralay Remzi Bey’dir. Alay kumandanı Binbaşı Halil Bey’dir. Bu isimler size lazım olursa kendileriyle muhabere edersiniz. Binbaşımız Şevki Bey de benim gibi tehlikede bulunduğu için sağ kalırsa ona da müracaat edersiniz. Kolordu kumandanımız malum olduğu üzere Esat Paşa Hazretleri’dir. Hayvanım hakkında lazım gelen muamele için de katip efendiye yazdım. Oradaki hakkımı da çocuklarım için ararsınız. Sana çok rica ederim, efradı ailemi, validemi hiçbir vakit üzme. Daima rıfk ile muamele et. Bana acımasınlar. Ben mukaddes vatan vazifem uğruna terki can ettim, bahtiyarım. Cenab-ı Hakk sizleri de bahtiyar buyursun. Baki cümlenizi Cenab-ı Hakk’a emanet ederim sevgili kardeşim.

Seddülbahir civarında

Salimbey Çiftliği’nden

18-19 “M” 331

Kazım

15.03.2015 - { 07:23 }
Üsteğmen Zahid'in Vasiyeti

“Bu günlerde her zamankinden daha önemli muharebelere gireceğiz. Bilirsin, her muharebeye giren ölmez. Fakat eğer ben ölürsem sakın gam yeme... Beni ve seni yaratan Allah bizi nasıl dünyada birbirimize nasip etti ise , benden şehitlik rütbesini esirgemediği taktirde , elbette , ruhlarımızı da birbirine kavuşturur.Vatan yolunda şehit olursam bana ne mutlu.Ancak , sana bir vasiyetim var :

Birincisi benim için kat’iyyen ağlama..

İkincisi, eşyamın listesi ilişikte. Bunları sat , ele geçecek paradan “mihr-i muaccel ” ve “mihr-i müeccel ” ini al , üst tarafı ile bana bir mevlüt okut.Eğer bunlar sana borcumu ödemezse hakkını helal et ve ilk gece aramızda geçen sözü unutma...”

Ayrıca mektubun içinden kırmızı kordelaya bağlı bir de saç demeti çıkar. Saçın tazeliği bunun mini mini bir yavrunun başından kesilmiş olduğunu göstermektedir.

İşte o zaman herkes Zahid’in evli olduğunu ve Nadide isminde de bir yavrusunun varlığını öğrenir. Çünkü Zahid Üsteğmen cepheye gelirken arkasında evlad ü iyal düşüncesini de bırakmıştır. Ve savaş boyunca ne izin isteyerek evine gitmeyi düşünmüş ne de o konuda iki çift laf etmiştir.

Zahid , 9 Ocak 1916’da şehit olur.

Gümüşhane’nin Şiran ilçesinden Üsteğmen Zahid , Aziziye ilçesinin Kılıç Mehmet Bey köyünden Ahmet Efendi’nin kızı , eşi Hanife Hanım’a yazdığı ve vasiyetini bildirdiği mektubunu şu cümle ile bitirir:

“Bu vasiyetimi aldığınız zaman yüksek sesle ağlamanıza razı değilim.”

Üsteğmen Zahid

Mektuplar
Kayıtlı veri bulunamadı..